Materyalist Düşünce Nedir? Ekonomi ve Günlük Hayattan Bir Hikaye
Bir sabah, işe gitmek için evden çıkarken, bir anda kafamda bir düşünce belirdi. “Materyalist düşünce nedir?” diye sordum kendime. Hani, bazen gün içinde bir kelime ya da kavram sizi öylesine etkiler ki, tüm gününüze yayılır. O an aklıma gelen ilk şey, çocukken mahalledeki sohbetlerdi. Hani o zamanlar, bir araya gelen herkesin, “şu kadar param olursa, dünyayı değiştiririm” dediği o konuşmalar… Bunu hatırlayınca düşündüm: “Belki de o zamanlar, ben materyalist düşünceyi ilk kez o şekilde duydum ama hiç anlamamıştım.” Bu yazıyı yazarken işte tam da o noktada takıldım: Materyalist düşünce nedir? Ve gerçekten, bu düşüncenin ekonomiyle, hayatla ve hatta kişisel tercihlerle ne kadar iç içe olduğunu düşündüm.
Çocukluk Hatıraları: Paranın Hükümet Ettiği Dünyada
Benim için materyalist düşüncenin ilk tohumları, çocukluk yıllarımdan kaldı. Mahallede her gün oynadığımız futbol maçlarında, kaleciyi seçmek ya da takım kurarken hep bir şey dikkatimi çekerdi. “Herkesin pahalı ayakkabıları ve kıyafetleri vardı,” diye hatırlıyorum. O zamanlar bunlar sadece fiziksel öğeler gibi görünüyordu ama şimdi düşünüyorum, aslında bunlar sadece insanların değer verdikleri şeylere dair küçük ipuçlarıydı. Kimin daha pahalı ayakkabıya sahipse, o daha değerliydi. “Bunu alabiliyor musun? O zaman sen çok varsın” diye bakardık. O küçük dünyada, materyalist düşünceyi anlamış olmamıştım, ama aslında bunu her gün yaşadığımı fark etmem zaman aldı.
Bir yandan da evde, babamın her zaman dediği bir şey vardı: “Para her şey değildir ama her şeyin çok önemli bir parçasıdır.” Bu cümle, çocukken belki tam olarak ne anlama geldiğini anlamadım ama yıllar içinde ekonomi okumaya başladıkça bu düşünce şekli beni hep takip etti. Materyalist düşünce dediğimiz şeyin belki de temelinde bu vardı: Paranın ve maddi değerlerin, insanların hayatlarını şekillendirmedeki rolü.
Materyalist Düşünce ve Ekonomi: İnsanların Tercihleri Nasıl Şekillenir?
Şimdi biraz daha ileri gidelim. Ekonomi okurken, materyalist düşünceyi daha net anlamaya başladım. Örneğin, bir ekonomik araştırma yaparken, insanların tüketim alışkanlıklarını inceledim. 2020’de yapılan bir araştırma, Türkiye’deki hanelerin %65’inin gelirlerinin büyük bir kısmını temel ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığını ortaya koydu. Yani, insanlar daha çok tüketim yaparken, aslında “hayatlarını” sürdürebilmek için maddi değerlerin belirleyici olduğunun farkındalar. Peki, materyalist düşünce burada nasıl devreye giriyor? Aslında, bu düşünce, insanların maddi dünyada daha fazla güven arayışıyla doğrudan ilişkili. Eğer ekonominin temel yapı taşlarından biri “para”ysa, o zaman para üzerinden kurduğumuz değerler de hayatın gerçeğini oluşturuyor, değil mi?
Günlük Hayatta Materyalist Düşüncenin İzdüşümleri
İş hayatımda da bu düşüncenin izlerine sıkça rastlıyorum. Geçenlerde, ofiste bir arkadaşımın çok kısa bir sürede büyük bir başarıya imza attığını gördüm. Herkes ona imreniyordu ve gerçekten de hak ettiği değeri buluyordu. Ama bir şey fark ettim: O başarıya ulaşan kişi, iş hayatında materyalist düşünceyi bir araç olarak kullanmıştı. Yani, parayı ve maddi imkanları artırma odaklı bir yaklaşım, onu bir noktada daha da ileriye taşımıştı. İnsanların bir şeylere değer vermesi, bazen maddi karşılıkla ölçülüyor. Bu da, materyalist düşüncenin toplumsal bir gerçeklik haline gelmesinin bir yansıması.
Şimdi, elbette burada hemen “Herkesin amacı para kazanmak değil” diyecekler olacaktır. Ama işin ilginç tarafı şu ki, ekonomiye baktığınızda insanların çoğunun tercihlerini bu tür maddi değerler üzerinden şekillendirdiğini görmek mümkün. Birçok insan, istikrarlı bir gelir ve maddi güvence arayışında, bu da doğal olarak onları materyalist bir bakış açısına itiyor.
Materyalist Düşünceyi Aşmak: Ne Düşünüyoruz, Ne Değer Veriyoruz?
Sonuç olarak, materyalist düşünce nedir sorusunun cevabı, toplumsal yapıdan bireysel tercihlere kadar birçok faktörle iç içe geçmiş bir olgu. Paranın ve maddi değerlerin bireysel seçimler üzerindeki etkisi, bazen gözle görülemeyen ama çok güçlü bir şekilde hayatımıza yön veren bir güç olabilir. Ama burada önemli bir soru var: Eğer materyalist düşünce hayatımızda çok baskınsa, bunun sınırlarını aşabilir miyiz?
Ben şahsen, bazen hayatın daha derin anlamlarını sorgulamaya başladım. Çocukken beni mutlu eden o pahalı ayakkabılar yerine, şimdi daha çok insani değerlerle ilgileniyorum. Evet, hâlâ paraya ihtiyacımız var ama bunun bizi tanımlayan tek şey olmadığını fark ettim. Belki de bu yazıyı yazmamın nedeni, sadece maddi olanın değil, insan olmanın ve değerlerin de önemli olduğuna inanmam. Çünkü gerçekten de, hayatımızdaki her şey maddiyatla ölçülemez.
Materyalist Düşünceyi Hayatımıza Nasıl Dâhil Ediyoruz?
Sonuç olarak, materyalist düşünce, evet, ekonomi ve hayatın bir parçası olarak hep var ama bunun ötesinde, biz insanlar bunun farkına varmalı ve yaşamı maddiyat dışında başka şeylerle de anlamlandırmalıyız. İşte o zaman, gerçekten dengeyi bulabiliriz. Ve belki de “Materyalist düşünce nedir?” sorusuna en net cevabı, herkes kendi hayatında aramalıdır.