Friedman Testi Ne İçin Kullanılır? Siyaset Bilimi Perspektifinden İstatistiksel Bir Okuma
Friedman Testi Ne İçin Kullanılır?
Siyasette bazen en zor soru “Kim kazandı?” değil, “Aynı insanların farklı koşullardaki tercihleri gerçekten değişti mi?” sorusudur. Bir seçmenin farklı dönemlerdeki tutumlarını, yurttaşların çeşitli politika seçeneklerine verdikleri desteği ya da aynı grubun farklı zamanlarda kurumlara duyduğu güveni karşılaştırmak istediğimizde istatistik bize önemli ipuçları sunabilir. Friedman testi de bu noktada, siyasal davranışları anlamaya yardımcı olabilecek yöntemlerden biridir.
Friedman testi, özellikle aynı katılımcıların birden fazla koşul veya zamanda ölçülen sıralı verilerini karşılaştırmak için kullanılan parametrik olmayan bir istatistiksel testtir. Siyaset biliminde tek başına “iktidar neden değişti?” sorusunu cevaplamaz; ancak siyasal tutumlarda anlamlı farklılık olup olmadığını inceleyen araştırmalara güçlü bir araç sağlayabilir.
Friedman Testi Siyaset Biliminde Ne İçin Kullanılır?
Friedman testi ne için kullanılır hakkında derli toplu bilgi arayanlar için Dekasya olarak bu yazıyı hazırladık.
Friedman testi, genellikle üç veya daha fazla ilişkili grubun ya da aynı grubun üç veya daha fazla ölçümünün karşılaştırılmasında kullanılır. Verilerin normal dağılım göstermediği veya ölçümlerin sıralı ölçekle elde edildiği durumlarda tercih edilebilir.
Örneğin 100 yurttaşa bir araştırmada şu soru yöneltilsin:
– Parlamento kurumuna güveniniz ne düzeyde?
– Hükümete güveniniz ne düzeyde?
– Yerel yönetimlere güveniniz ne düzeyde?
Katılımcıların cevapları aynı kişilerden alındığı için ölçümler birbiriyle ilişkilidir. Eğer cevaplar 1’den 5’e kadar derecelendiriliyorsa Friedman testi, bu üç kurum arasındaki değerlendirmelerin istatistiksel açıdan anlamlı biçimde farklılaşıp farklılaşmadığını inceleyebilir.
İktidar ve Kurumlar Arasındaki Farklılıkları Ölçmek
Siyasal sistemlerde iktidar yalnızca seçim sonuçlarından ibaret değildir. Parlamento, hükümet, mahkemeler, belediyeler ve diğer kamu kurumları yurttaşların gözünde farklı düzeylerde meşruiyet taşıyabilir.
Friedman testi burada önemli bir soruya kapı aralar: Aynı yurttaş grubu farklı kurumları neden farklı değerlendiriyor?
Örneğin bir araştırmada katılımcıların parlamento, belediye ve yargı kurumlarına yönelik güvenleri ölçülebilir. Friedman testi sonucunda anlamlı fark bulunması, bu kurumların algılanan güven düzeylerinin birbirinden tamamen aynı olmadığını gösterebilir.
Fakat burada kritik bir ayrım vardır: Test, farkın neden ortaya çıktığını açıklamaz. Bunun için siyasal kültür, ekonomik koşullar, medya kullanımı, ideoloji ve kurumsal deneyimler gibi başka değişkenlerin de değerlendirilmesi gerekir.
Demokrasi, Yurttaşlık ve Katılım
Demokratik siyasetin temel unsurlarından biri katılımdır. Ancak katılım yalnızca sandığa gitmek anlamına gelmez. Protestolar, siyasi partilere üyelik, çevrim içi kampanyalar, yerel toplantılar ve sivil toplum faaliyetleri de yurttaş katılımının farklı biçimleridir.
Aynı bireylerin farklı siyasal olaylardan sonra katılım eğilimlerinin değişip değişmediğini araştırmak mümkündür.
Örneğin bir grup yurttaşın seçim öncesinde, seçim sonrasında ve önemli bir siyasal kriz döneminde demokratik süreçlere katılma isteği ölçülebilir. Ölçümler aynı kişilerden ve sıralı bir ölçek üzerinden alınmışsa Friedman testi uygun seçeneklerden biri olabilir.
İdeolojiler ve Siyasal Tercihler
İdeoloji de Friedman testinin kullanılabileceği araştırma alanlarından biridir. Bir araştırmacı aynı katılımcılardan farklı politika önerilerini önem derecesine göre sıralamalarını isteyebilir.
Ekonomik politikalar, sosyal politikalar ve güvenlik politikaları gibi üç farklı alanın aynı seçmen grubu tarafından nasıl değerlendirildiği karşılaştırılabilir.
Burada ilginç olan yalnızca hangi politikanın daha yüksek puan aldığı değildir. Daha derindeki soru şudur: İnsanların tercihleri hangi siyasal koşullarda değişiyor?
Bence istatistiksel analizlerin en değerli taraflarından biri tam da budur. Sayılar bize kesin hükümler vermekten çok, üzerinde düşünmemiz gereken toplumsal soruları görünür hâle getirir.
Friedman Testi Güncel Siyasal Araştırmalarda Nasıl Düşünülebilir?
Günümüzde seçmen davranışı oldukça hareketli. Ekonomik dalgalanmalar, savaşlar, göç, sosyal medya kampanyaları ve hükümet politikaları yurttaşların siyasal tutumlarını kısa sürede etkileyebiliyor.
Örneğin aynı seçmen grubunun farklı dönemlerde hükümete, muhalefete ve yerel yönetime yönelik memnuniyet düzeyleri ölçülebilir. Benzer şekilde seçim öncesi ve sonrası demokratik kurumlara güven de araştırılabilir.
Karşılaştırmalı siyaset açısından ise farklı ülkelerdeki aynı katılımcı grupların değil, çoğunlukla ayrı örneklemlerin karşılaştırılması söz konusu olduğundan Friedman testinin uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü testin temel mantığında ölçümlerin ilişkili olması bulunur.
Friedman Testi Sonucu Ne Anlama Gelir?
Friedman testinde temel hipotez, karşılaştırılan ilişkili ölçümlerin dağılımları arasında anlamlı bir fark olmadığı yönündedir.
Test sonucunda p değeri belirlenen anlamlılık düzeyinden küçükse, ölçümler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna ulaşılabilir.
Ancak önemli bir nokta vardır: Friedman testi “hangi gruplar arasında fark olduğunu” tek başına ayrıntılı biçimde göstermez. Anlamlı sonuç elde edildiğinde ikili karşılaştırmalar için uygun post-hoc analizlere başvurmak gerekebilir.
İstatistiksel Anlamlılık ile Siyasal Anlam Aynı Şey midir?
Hayır. İstatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunması, farkın siyasal açıdan mutlaka büyük veya önemli olduğu anlamına gelmez.
Örneğin yurttaşların bir kuruma duyduğu güven ile başka bir kuruma duyduğu güven arasında küçük fakat istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunabilir. Bunun toplumsal açıdan ne kadar önemli olduğu ise araştırmanın bağlamına bağlıdır.
İşte burada siyaset bilimi devreye girer. Sayının arkasındaki kurumları, güç ilişkilerini, tarihsel koşulları ve toplumsal beklentileri anlamak gerekir.
Meşruiyet Tartışmasını Sayılara Taşımak
Demokratik sistemlerde meşruiyet yalnızca seçim kazanmakla ölçülmez. Yurttaşların kurumlara güveni, siyasal kararların kabul edilmesi ve katılımın devam etmesi de meşruiyetin önemli boyutlarıdır.
Friedman testi bu alanlarda farklı ölçümlerin aynı kişiler üzerinde nasıl değiştiğini incelemeye yardımcı olabilir.
Fakat şu provokatif soruyu sormak gerekir: Bir kurum yurttaşların çoğunluğu tarafından destekleniyor diye gerçekten meşru mudur? Ya da insanlar siyasete katılmıyorsa bunun nedeni ilgisizlik mi, yoksa kurumlara duyulan güven kaybı mı?
İstatistik bu soruların tamamını cevaplamaz. Fakat doğru kurulan bir araştırmada hangi soruların daha dikkatli incelenmesi gerektiğini gösterebilir.
Friedman Testi Ne Zaman Kullanılmalıdır?
Özetle Friedman testi;
- Aynı katılımcılardan üç veya daha fazla ilişkili ölçüm alındığında,
- Veriler sıralı olduğunda veya normal dağılım varsayımı uygun olmadığında,
- Farklı zamanlardaki siyasal tutumlar karşılaştırılmak istendiğinde,
- Aynı yurttaş grubunun farklı kurum veya politika değerlendirmeleri incelendiğinde
kullanılabilecek parametrik olmayan yöntemlerden biridir.
Sonuç: Sayılar Siyaseti Açıklayabilir mi?
Friedman testi, siyaset bilimi açısından yalnızca teknik bir istatistik yöntemi değildir. Doğru kullanıldığında yurttaş davranışları, kurumsal güven, ideolojik tercihler, demokratik katılım ve meşruiyet üzerine sorular sormayı kolaylaştırır.
Ancak hiçbir istatistiksel test siyasetin tamamını açıklayamaz. Bir p değeri bize insanların neden düşündüğünü söylemez; yalnızca verilerdeki farklılıkları değerlendirmemize yardımcı olur.
Belki de asıl mesele budur: Demokrasi hakkında konuşurken rakamları mı anlamaya çalışıyoruz, yoksa rakamların arkasındaki insanları mı? Siyaset biliminin gücü, bu ikisini birbirinden koparmadan değerlendirebilmesinde yatar.
Friedman testinin varsayımlarını netleştirKarşılaştırma testlerini kısaca ekle
Friedman testinin varsayımlarını netleştir
Karşılaştırma testlerini kısaca ekle
Örnek veriyle sonucu somutlaştır